Golfte Bir YüzYıl.
İstanbul Golf Kulübü, Avrupa'nın en eski dördüncü golf kulübü. 1895 yılında Costantinapole Golf Club adı altında, 12 çukurlu olarak Okmeydanı civarında kurulmuş.
1911 yılında kulübün adı Bosphorus Golf Club olarak değiştirilmiş. Bebek civarındaki 9 çukurlu bu yeni kulüp, 1920 yılına kadar yaşamış.

Aynı yıl Maslak'ta 9 çukurlu olarak açılan yeni kulüp, giderek 18 çukura genişletilmiş. Altmış üye ile kurulan kulübün adı Constantinapole Golf Club olarak devam etmiştir.
Bugün 9 çukurlu bir saha olan İstanbul Golf Kulübü, Türkiye'nin en önemli golf kulüpleri arasında yerini almaktadır. Bugün 113 yaşında olan İstanbul Golf Kulübü'nün, Türkiye'de golf sporunun yaygınlaşmasında önemli katkıları olmuştur. Halen 211'i bayan, 713 üyesi ile Maslak'ta golf sporuna gönül verenler için yüzyıllık bir çınar gibi gururla yaşamaktadır.
Golf sopası yapmaya yarayan ağaç, en kötü şartlar altında dahi kolayca yetişip büyüyebilir. Golf oyununu İstanbul’da başlatanın kim olduğunu merak edebilirsiniz. Bizim çok eski ve asil bir oyunumuz olan golfun İstanbul’ da ilk defa olarak hangi tarihte oynanmaya başlandığını kesin olarak hatırlayamayacağım. Ancak bildiğime göre, bu oyunu İstanbul’da ilk kez oynayan ve tanıtan, Skoçyalı bir işadamı olan babası tarafından İstanbul’daki St. Andrews lisesine tahsil görmek için gönderilen (Ernest Thompson) adında bir gençtir. Thompson, İstanbul’a gelir gelmez bu oyunu birkaç arkadaşına öğretti. Birkaç yıl zarfında oyuncuların sayısı hayret edilecek oranda arttı. Ancak ilk zamanlar golf sahası yoktu. Golf, Beyoğlu’na yakın tepelerdeki otlaklarda oynanıyordu ki, bu, çok zordu. Haliç’in kuzeyi ise yabanilikleriyle ün salmış Arnavut çobanları ile yırtıcı çoban köpeklerinin tekeli altındaydı. Bu bakımdan golf oynanması için müsait zemin bulmak çok zordu. Öyle tahmin ediyorum ki, golf, Birinci Dünya Harbinden önce İstanbul’da hiç de elverişli olmayan alanlarda oynanmıştır. Çünkü, golf kulüpleri, kulüp aidatı, saha bakım masrafları yoktu. Golf oyununun zevkini tatmak çok ucuzdu. Golfun oynandığı çayırlarda tek bir saha bakımcısının varlığı yeterli idi. Bu bakımcının görevi uzayan çimenleri kesip düzeltmek ve yeni yeni çukurlar açmaktan ibaret idi. Golf topunu bu deliklerin içine atmak büyük bir beceri olup tecrübe istiyordu. Deliklerin dört bir yanı da meyilliydi. Bu deliklerin kapanmasını engellemek için açılan küçük çukurların içine içi boş konserve ve reçel kutuları yerleştirir, etrafını da sıkılardık. En sonunda eskiden ok meydanı olan geniş bir alanın golf sahası olarak kullanılmasına karar verildi.Türkler usta ok atıcısıydılar. Bu ok meydanında geçmiş padişahların anıtları dikili duruyordu. Ok kullanmakta yetenekli olan eski padişahların diktikleri anıtlar, alana ayrı bir güzellik vermekle beraber golf oynanmasını zorlaştırıyordu. Ayrıca burada birçok hendek ve çukurlar vardı. Gençler yeni yeni moda olan kriket ve futbol maçlarını burada yapıyorlardı. Genç hanımlar da ara sıra güneşlenmeye çıkarlardı. Kısacası bu sahada çok zor şartlar altında golf oynanabiliyordu. Daha golf sopasıyla topa vurulmadan oradakiler <> diye bağırarak etrafı uyarıyorlardı. Golf topu herhangi bir kimseyi yaralasa kimse sorumlu tutulmuyordu. Ben uzun yıllar bu oyunla hiç ilgilenmedim. Altmış yaşımı biraz geçmiştim ki ben de golf öğrenmeye başladım.
Golf hastası yaşlı bir dostum vardı. Yıllarca, beni golf oynamaya ikna etmeye çalışmıştı. Yaşlılar için çok iyi bir spor teşkil ettiği hususunda ısrar ediyordu. Nihayet ısrarlarına dayanamadım ve golfe başladım. Bu oyun, kısa zamanda beni de sardı. Ancak, bana golf oynayıp oynamadığımı soranlara oynamıyordum diyordum. Golf, kısa zamanda moral ve fizik bakımından bana çok iyi geldi. Beni kötü sözler söyleme alışkanlığından bile kurtardı. İngiliz donanmasına katılmadan önce hiç kötü sözler söylemez, argo konuşmazdım. Donanmaya intisap ettikten sonra baktım ki herkes bir astına küfür sallayarak emir veriyor veya hitap ediyor. İşite, işite ben de bu hava içine girmiştim. Her ağzımdan çıkan cümlede mutlaka birkaç argo sözcük bulunurdu.
Padişahın bütün kuvvetini elinden alan İkinci Meşrutiyetten sonra, Türk ordusunu yeniden organize etmek üzere Türkiye’ye gelen General Liman von Sanders’in de telkinleriyle Ok Meydanı, askere yeni çağrılan acemi eratın eğitim alanı olarak kullanılmaya başlandı. Yan tarafta bulunan çukur ve hendekler siper harbi eğitimi için biçilmiş kaftandı. Golfçüler yine açıkta kalmıştı.
Golf için uygun bir alan bulmak çok güçleşmişti. Müsait olan yerlerde de atış talimleri yapılıyordu. Atış talimlerinin yapıldığı sahaların yakınlarına yanaşmak ise oldukça tehlikeliydi. Ancak şunu itiraf etmeliyim ki Türkler, dostça yapılan dileklere büyük olgunlukla olumlu cevap verirler. Bir defasında golf oynayabilmek için eğitim subayına erleri birkaç dakika için serbest bırakması hususunda yaptığım rica olumlu karşılanmıştı.
Birinci Dünya Savaşının başlamasından birkaç gün önce son defa olarak golf oynamak için Ok Meydanına gitmiştim. At üzerindeki bir subay, emrindeki erata emirler yağdırıyordu. Ben ise bu sırada golf topunu kum tepeciğin üzerine koymuş ve hedefe doğru vurmaya hazırlanıyordum. At üzerindeki subay az ileride önümde durmakta idi. İki kez ikaz mahiyetinde <> diye Türkçe olarak bağırdım. Beni duyup duymadığını bilmiyorum, ancak uyarıma hiç karşılık vermemişti. Birkaç saniye sonra yan tarafa çekildi. Tam bu sırada topa vurdum. Ancak hiç de iyi bir golf oynayıcısı değilmişim. Golf topu gitti. Gitti ... ve at üzerindeki subayın kıçına vurdu. Subay beklemediği bu darbe karşısında yukarı sekti, az kalsın atın üzerinden düşüyordu. Derhal yanına koşarak özür diledim. Türkçe olarak, << Beyefendi affedersin>> dedim. Subay büyük olgunluk göstererek <> diye cevap verdi. Bir kasıt olmadığını o da anlamıştı.
Ben çok kötü bir golf oyuncusuydum. Bir keresinde Golf Mecmuasında beni ve yanımdaki Fransız hanımını karikatürize eden izahlı bir resim çıkmıştı.
Bu resme göre Bulgarlar İstanbul’a hücum etmişler, Bulgar sahra toplarının mermileri havada uçuşuyordu. Türkler benim bu kızgın savaş anımda güvenliğimi sağlamak amacıyla Ok Meydanına bir tabur asker sevk etmişler. Golf topuna vurduğum darbe büyük bir hızla tam hedefe giderken, havada uçmakta olan bir Bulgar sahra topu mermisi tarafından berhava edilmişti. Bu karikatür o kadar güzel çizilmişti ki, benimle alay etmelerine rağmen bu duruma güle, güle bir olmuştum.
Balkan Savaşını sona erdiren ateşkes görüşmelerinden sonra golf oyunları tekrar başladı. Ancak savaş yıllarında Ok Meydanı da tahıl ekilmiş olduğu için golf oynamamız imkansızlaşmıştı. Ürünler toplandıktan sonra da artık Ok Meydanında golf oynamanın imkanı kalmamıştı. Biz de başka bir yer aramaya koyulduk. Bulduğumuz yer, Maslak askeri kampının yanındaydı. Bu yeri golf oynanabilir bir şekle sokarak birkaç yıl daha golf oynayabildik. |